Başkan Obama’nın bu ay imzaladığı göçmenlikle ilgili idari karar, 2013 yılında yürürlüğe giren I-601A geçici muafiyet programında bazı değişiklikler öngörmektedir. Geçici muafiyet programı, denetimden geçmeden ülkeye giriş yaptıkları için ABD’de statü değişikliği yapma hakkına sahip olmayan ABD vatandaşlarının birinci derece yakınlarının, konsolosluk görüşmesi için ülkeden ayrılmadan önce yeniden giriş için geçerli olan 3 veya 10 yıllık yasaklara ilişkin muafiyet başvurusunda bulunmalarına imkân tanımaktadır. Başvuru sahiplerinin, mülakat için ABD'den ayrılmadan (ve böylece 3 veya 10 yıllık yasak süresini başlatmadan) muafiyet başvurusunda bulunmalarına ve onay almalarına izin verilmesi, yurtdışında uzun süreli kalışları önlemektedir. Programın başlangıcından bu yana birçok başarılı muafiyet başvurusu yaptık, ancak programın bazı kusurları da bulunmaktadır.
Obama, idari karar yoluyla bu sürecin üç önemli noktada revize edilmesini talep etti:
1. Obama, yasal daimi ikamet eden eş veya ebeveyne ciddi zorluk yaşatacağını kanıtlayabilen kişilerin, ABD içinde yasadışı kalış süresine ilişkin muafiyet başvurusunda bulunmasına izin vererek geçici muafiyet programını genişletti. Bu düzenleme, ABD vatandaşlarının birinci derece akrabası olmayan kişileri de programın kapsamına dahil etmektedir. USCIS, başvuruyu yapan kişinin muafiyet şartlarını karşılayan akraba olmayabileceğini kabul etmektedir. Örneğin, reşit bir ABD vatandaşı çocuk, ebeveyni adına başvuruda bulunabilir ve ebeveyn, yasal daimi ikamet eden eşine ciddi zorluk yaşatacağını kanıtlayarak muafiyet şartlarını karşılayabilir.
2. Bu idari karar ayrıca USCIS’ten “aşırı zorluk” durumunun tespit edilebilmesi için yerine getirilmesi gereken kriterleri “netleştirmesini” talep etmektedir. Geçici muafiyet programı bugüne kadar, muafiyetten yararlanabilmek için nispeten yüksek bir zorluk standardı gerektirmiştir. Muhtemelen bu standart gevşetilecek ve hatta belirli durumlarda zorluk durumunun varsayılmasına izin verilebilir.
3. Bu idari karar, ABD vatandaşı ve yasal daimi ikamet edenlerin ebeveynleri için de bir “Ertelenmiş Eylem” programı oluşturmuştur. Ertelenmiş Eylem programından yararlananlar, bir kişinin ABD’den ayrılıp yurtdışına seyahat etmesine ve daha sonra ABD’ye geri dönmesine olanak tanıyan bir seyahat belgesi olan “Advance Parole” için başvuru yapma hakkına sahip olacaktır. Bu durum, bazı kişiler için geçici feragatname ihtiyacını ortadan kaldırabilir. Kişi şartlı tahliye ile ABD'ye girdiğinde, artık denetimden geçmeden giriş yapmış sayılmadığı için ABD içinde statü değişikliği yapma yasağına tabi değildir. Ayrıca, şartlı tahliye ile çıkış 3 ve 10 yıllık yasakları tetiklemediğinden, o kişinin yasadışı kalış muafiyeti başvurusu yapması gerekmeyecektir. Diğer bir deyişle, mevcut vize başvurusu ile başka bir şekilde uygunluk koşullarını karşılıyorlarsa, yurtdışında konsolosluk görüşmesi için ayrılmak zorunda kalmadan ve geçici feragat başvurusunda bulunmak zorunda kalmadan ABD'de statülerini değiştirebilirler. USCIS önceden şartlı izin verse bile, kimse bunun güvenli olduğundan emin olmak için önce hukuki danışmanlık almadan yurtdışına seyahat etmemelidir.
Bu değişiklikler uygulamaya konuldukça sizi gelişmelerden haberdar etmeye devam edeceğiz. Wiley & Jobson’daki göçmenlik avukatları, kişisel durumunuzla ilgili olarak size danışmanlık vermekten memnuniyet duyar.




